Konuk yazarımız Bilal Satıcı, Profesyonel Turist Rehberi ve Lehçe-Türkçe Tercüman olarak Gdansk’ta yaşamaktadır.

Dini ve milli bayramların, dolayısıyla tatil günlerinin ard arda denk geldiği bu dönemde 1 Kasım’da kutlanan ve halk arasında kışın da başlangıcı olan kabul edilen Azizler Günü ve 2 Kasım’daki Ölüler Günü’nden bahsetmek, geçen seneki aile ziyareti notlarımı çektiğim fotoğraflar eşliğinde paylaşmak istedim.

Azizler Günü, Hıristiyanlıktaki tüm azizlerin anıldığı kutsal gündür. Papa III. Gregor (731-741) döneminde azizler de şehitlerle birlikte anılmaya başlandı ve Roma’daki Aziz Petrus Şapeli 1 Kasım’da tüm azizlere adandı. Ortaçağ İngiltere’sinde bu gün “All Hallows” (Tüm Azizler) festivali olarak bilinirdi ve arifesinin gecesi de “Halloween” (Azizler Gecesi) olarak kutlanırdı.

Katolik bir toplum olan Polonya toplumunda Tüm Azizler Günü, 1 Kasım’da kutlanan önemli bir dini bayramdır ve kamu ve özel sektörde tüm ülke çapında tatil günüdür. Azizler gününden sonraki gün ise “Ölüler Günü” olarak kabul edilir ve mezarlık ziyaretleri bu gün de devam eder. Mezarlarının yerleri bilinmeyen veya kimliği belirlenemeyen ölüleri anmak içinse çiçek ve mumlar ya büyük Haç anıtının, ya da Meryem Ana Figürü önüne bırakılır.

Polonya toplumunun geleneksel ve dindar kesimi, ölülerin anıldığı o günde Amerikan usulü eğlence düzenleyen genç nesile karşı eleştirel bir tavır sergiler ve Cadılar Bayramı kutlamalarını uygun bulmaz.

Hatta bu yılki Azizler Günü’nden önce Polonya’nın bazı voyvodalıkların piskoposlukları talimatıyla papazlar genç nesile ve çocuklara Cadılar Bayramı karşıtı öğütler vermiş; orta yaşlı dindar kesim tarafından bazı büyük şehirlerde çocukların kapı kapı dolaşıp hediye topladığı akşam Cadılar Bayramı karşıtı yürüyüşler ve protestolar düzenlemiştir. Wyborcza gazetesi kaynaklı habere göre, ortaokul ve liselerde “Anti Halloween” başlığı altında Azizler gününü dini usullerle ve Azizlerin kostümleriyle yürüyüş yaparak kutlanmıştır.

Bayramdan önce haberlerde ve sosyal medyada sözü geçen patlamış mısır tezgahları olmasa da geleneksel Polonya mutfağından et yemeği örnekleri dikkatimizi çekti.

 

Bayramdan önce haberlerde ve sosyal medyada sözü geçen patlamış mısır tezgahları olmasa da geleneksel Polonya mutfağından et yemeği örnekleri dikkatimizi çekti.

Menü ise şu şekildeydi: Domuzun boyun kısmındaki etten yapılan “Karkówka” , Polonya sucuğu “Kiełbasa” soğan ve etin şişte sıralandığı “Szazłyk” domuzun kol kemiğinden yapılan “Golonka”, patates (ziemniaki), turşu lahana ve dilimlenmiş sucukla yapılan “Bigos”, et yemeğinin tabağında verilen rende sebze garnitürü “Surówka” ve salatalık “Ogórek”.

Vefat etmiş aile bireylerinin, arkadaşların, toplumun sevdiği ve saygı duyduğu şahısların mezarlarına çiçek koyup mum yaktıktan sonra ailecek anneannenin mezarı başında buluştuk. Hüzünlü bir atmosferden ziyade neşeli aile ortamının hakim olduğu mezar ziyareti sırasında alkol almak uygun olmadığı için toplantı, aile geleneği olan içi yumurtalı ve alkollü advokat kremasıyla dolu tatlı ikramı ile sonlandırıldı.

Bayramdan önce temizlenen mezarın çiçek ve mumlarla süslenmesinden sonra temizlik malzemelerinin ve ziyaret sırasında mezar başında okunan gazetelerin tutulduğu malzeme dolabını kilitledik. Keman virtüözünün açık hava konseri eşliğinde sonbaharın renk renk yapraklarla süslediği ormanın temiz havasını ciğerlerimize çekerek mezarlıktan ayrıldık.

Keman virtüözünün açık hava konseri eşliğinde sonbaharın renk renk yapraklarla süslediği ormanın temiz havasını ciğerlerimize çekerek mezarlıktan ayrıldık.

Polonyalıların düğün törenlerinden sonra hayatında en çok masraf yaptığı konu olan cenaze törenlerinde kah saygıdan, kah “Bizim mezarımız, komşununkinden daha güzel olsun” anlayışıyla gösteriş amacıyla farklı renkte ve kalitede mermer taşların kullanıldığı mezarlar o gün misafire ve çiçeğe doymuştu.

(Bakınız: Fotoğraf Galerisi – Azizler ve Ölüler Günü Mezarlık Ziyareti Fotoğrafları)